İçeriğe geç →

LOCİ METODU VE HAFIZA SARAYI

Merhaba, bugün size Sherlock Holmes sayesinde popüler olan bir teknikten bahsedeceğim, tekniğimizin adı: Hafıza Sarayı

Loci metodu ya da zihin sarayı (Mind palace) olarak da anılan bu teknik, zihindeki bilgileri doğru şekilde organize edebilmek ve kolayca hatırlamak için kullanılıyor. Bir hafıza geliştirme metodu olarak da değerlendirebileceğimiz hafıza sarayı tekniği özellikle hafıza şampiyonalarında yarışan kişiler tarafından kullanılmaktadır.

Bu teknik bilgilerimiz ile mekanlar arasında bağlantı kurmamızı sağlar ve istediğimiz an o bilgilere erişebiliriz. Roma ve Antik Yunan medeniyetlerinde özellikle senatörlerin konuşmalarını bu teknikle ezberlediği söylenmektedir.

Kendinize bir zihin sarayı kurun ve istediğiniz gibi dizayn edin, unutmak istemediğiniz bir bilgi var diyelim, sarayın kapısı o bilgi ile açılsın, eve girince montunuzu asıyorsunuz diyelim montu astığınız yerde unutmamanız gereken formüller yazabilir ve her seferinde okuyabilirsiniz.

Bu yöntemi verimli kullanabilmek için gerekli ve gereksiz bilgileri ayırmalısınız aksi halde kapasitenizi verimsiz şekilde kullanmış olursunuz. Sadece ev üzerinden düşünmeyin, her gün gittiğiniz yolu hayal edin ve o yolun üzerine mesajlar bırakın, yol boyunca ezberinizi tekrar edin.

Gazali memleketine doğru ilerlerken yolunu kesen haydutlar kendisinin ve yanındaki herkesin tüm değerli eşyalarına el koymuş. Gazali haydutlara “her şeyi alın ama defterimi bana geri verin” demiş. Eşkiyabaşı Gazali’ye neden deftere bu kadar önem verdiğini sorunca Gazali “Benim değer verdiğim tüm ilmim orada” demiş, eşkiyabaşı ise “İlk defa defterde ilim gördüm, İlim kafada olmazsa işe yaramaz” demiş. Bu olaydan büyük bir ders çıkaran Gazali “Düşünce hayatıma ışık tutan öğütlerin en iyisini, yolumu kesen bir haydutun dilinden işittim” demiştir.

Sekreter kelimesi, Latince “sır“ ya da “giz” anlamına gelen “secretum“ kelimesinden geliyor. Sekreter eski çağlarda devlet büyüklerinin en büyük sırdaşıydı, bu dönemlerde ezberleyememek de büyük bir ayıptı, konuşmalarda sekreterler krallara perde arkasından sufle verirlerdi ve bu büyük bir sırdı.

Loci metodunun ortaya çıkması da bu sebeplerden dolayı olmuştur, konuşmalarını ezberlemeye çalışan devlet büyükleri bu tekniği kullanarak sekretere olabildiğince az bağımlı hale gelmeye çalışırlardı.

Bugün interneti kesilince ya da telefonunun şarjı bitince hayattan kopan insanlarla karşı karşıyayız. Zihnimizi dijital aletlere teslim ettik, telefonumuz bilgisayara bağlı bir harddisk gibi beynimizin bir donanımı olarak çalışıyor. Notlarımız, en güzel hatıralarımız, numaralarımız ve büyük sırlarımız mobil cihazlarımızda. Bu yazı bitince Google etkisi yazımı buraya tıklayarak okumanızı öneririm.

Bazen unutmak istersiniz, bazen unutulmamak…

“Seni tanıyan son kişi öldüğünde hiç doğmamış olacaksın” diye bir söz var, ne kadar acımasız, unutulmak ölüm gibi midir? Bu sebeple Esmeray “Unutama Beni” diyor…

Ben nasıl ki unutmadım

Sen de unutma beni, unutama beni

Unutmak ile ilgili unutulmaz bir söz daha var, İbrahim Erkal ne diyor:

Unutulanlar unutanları asla unutmazlar…

Unuttuğum başka bir şey yoksa bugünlük yazımı bitiriyorum…

Kategori: Psikoloji

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir