İçeriğe geç →

Potemkin Köyü

Last updated on 15/06/2021

Orda bir köy var uzakta,

O köy, bizim köyümüzdür…

Potemkin köyü.

Köy enstitüleri, tatil köyleri sonra köy yumurtaları en son Bodrum’un muhteşem köyleri!

Potemkin köyü nedir?

Söze önce Grigori Potemkin’den başlayalım. Bu komutanın en büyük hayali, İstanbul’u Osmanlı’dan almak ve Rusya egemenliğinde burayı başkent yapmak, yeni bir Bizans kurmak ve başına geçmek istiyor.

Deli Pedro bile bu kadar deli değildi Sayın Potemkin : )

Yıl 1787, İmparatoriçe II. Katerina Kırım’ı ziyaret edecek fakat Kırım’ın durumu iyi değil, bir refah olmadığı gibi yapılar da içler acısı, şehir namına bir şey yok. Grigori Potemkin bu duruma el koyuyor ve Dinyeper Nehri kenarına evler yaptırıyor fakat bu evlerin sadece ön cepheleri var, arkaları boş. Bunlar ev bile değil, nehrin diğer ucundan uzaktan ev gibi görülen dekorlar…

Bunu yaparken şehri ihya ettiğini ve yatırım yaptığını ispat etmeye çalışan Potemkin’in bu göz boyama tekniği literatüre Potemkin köyü aldatmacası olarak geçmiştir.

Potemkin köyü, hikayesi ile insanlara ilham olmuş ve sadece dışarıdan iyi görülen ama arka planı bomboş olan işler için kullanılır hale geldi. Saygı duyduğum bir büyüğüm bana “bir iş yaparken mutfağın, vitrininden güçlü olacak. Mutfağın zayıf vitrinin güçlüyse bir gün yükseldiğin hızdan daha hızlı şekilde düşersin!” demişti.

Potemkin köyünde bir mutfak bile yok, sadece vitrin. Bununla ilgili bir söz daha var: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Bu aldatmaca kavramı ekonomik, siyasi yada başka bir alanda durum kötüyken iyiymiş gibi gösteren kişiler ya da yönetimler için kullanılır. Göz boyamaya çalışan kişiler için “Potemkin köyü aldatmacası” tabiri kullanılır.

Ortada utanılacak bir durum varsa fakat işi düzeltmesi gereken kişiler önlem almak yerine Potemkin köyü aldatmacası taktiğini kullanırsa ve insanlar bunu anlamazsa durum daha kötüye gidebilir.

Aklıma hemen şu söz geliyor: Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol…

Bugün kim olduğu gibi görünüyor ya da kim göründüğü gibi oluyor bilemiyorum. Yaşadığımız dönem post-truth çağı, gerçek nedir onu bile bilmiyorum. Post-truth nedir bilmiyorsanız buraya tıklayarak yazdığım yazıyı okuyabilirsiniz.

Potemkin köyüne sığınırsanız, kumdan kaleleriniz bir dalga ile yerle bir olur. Google bilgilerine sığınmayın, kitap okuyun dostlar…

Yeni medyanın sunduğu imkanlar ile bugün ne yaptığınızdan çok nasıl algılandığınız önemli, bu da vitrini mutfaktan önemli hale getiriyor. Yeni medya dediğimiz şey bir Potemkin köyünden ibaret maalesef!

Kategori: Psikoloji

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir