İçeriğe geç →

KİTAP BİRİKTİRME SENDROMU: TSUNDOKU

Geldik yine Japonya’ya.

Daha önce hikikomori fenomeni üzerine yazmıştım, buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yine Japon kültürüne uzanıp kintsugi üzerine yazmıştım, o yazı da burada.

Bugün yine konu Japonya, yine naiflik, yine…

İnstagram’da nelere ilgi gösterirseniz keşfet kısmında size o konu ile ilgili içerikler gösterir. Benim keşfet kısmım kitaplar ve kebaplara ile dolu, ikisi de çok lezzetli.

Kitap profillerine girince midem bulanıyor, “yeni gelin evi” tarzında kitapları süsleyen mumlu parfümlü fotoğraflar çeken arkadaşlara bakıyorum, o kitapları okusalardı öyle yapmazlardı.

Peki insan okumayacağı kitabı neden alır, hiç okumuyor demiyorum, 50 kitap alıyor ama 5 tanesini okuyor geri kalanı nerede?

Tozlu raflarda…

Tsundoku; bol bol kitap almak ama okumadan biriktirmek ile ortaya çıkan bir durum.

Karl Lagerfeld “bir kitabı satın almak yetmez, onu okuyacak zamanı da satın almanız gerekir” demiş.

Tsundoku, alınan bu kitapların oluşturduğu karışıklığa, kalabalığa verilen bir isim. Devamlı kitap alıp okumadan biriktirme durumuna da deniliyor.

Edward Norton “Okuması imkansız olsa da alınan kitapların varlığı insanların ruhunu sonsuzluğa ulaştırabilir” diyor.

Bu durum benliğini sunma konusunda insanlara yardımcı olsa da başka yaralar açıyor. Eve kitap sipariş eden ve bunları okumadan sadece paylaşarak kültür seviyesini artırdığını gösteren azımsanamayacak bir kitle var, nasıl ki sadece fotoğraf çekip paylaşmak için tatile çıkanlar var, burada da durum aynı.

Bu konuya yakın bir yazı yazmıştım, dijital istifçilik yazımı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kitap okurken sıkıldığım için bu duruma geldim diyorsanız, buraya tıklayın ve yazımı okuyun.

Bitti…

Kategori: Psikoloji

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir