Halo Etkisi ve Horn Etkisi (17. Gün)

İnsanları değerlendirirken ön yargılarımızdan kurtulmamız gerekiyor. Ben bir öğretmen veya işveren değilim, insanları zaten değerlendirmiyorum diyorsanız, yanılıyorsunuz. Yolda birine gülümserken, yol verirken, adres sorarken bile insanları değerlendiriyorsunuz ve buna göre karar veriyorsunuz.

Üzerinde kirli ve tozlu kıyafet olan bir kişiyi, başka özelliklerine bakarak inşaat işçisi veya heykeltraş olarak düşünebilirsiniz. Bilinçaltınız size gözlük takan kişilerin daha çalışkan olduğunu söylüyor olabilir.

Karşımızdaki kişinin olumlu özelliklerine bakarak o kişi ile ilgili diğer konularda da olumlu düşünürüz, buna “Halo Etkisi” denir. Düzgün Türkçe konuşan, şık giyinen ve büyüklerine saygılı bir öğrenciyi aynı zamanda çok başarılı ve çalışkan bir öğrenci olarak düşünebiliriz, bu zihnimizin bir oyunudur.

Bunun tam tersi de “Horn Etkisi”

Tanıştığımız kişinin olumsuz bir özelliğinden yola çıkarak genel bir olumsuz tablo hayal edersek buna “Horn Etkisi” diyorlar. Çekingen, konuşmayı pek sevmeyen ve kavgacı bir öğrenciyi aynı zamanda çok tembel ve başarısız olarak düşünebiliriz, eldeki verilerden bir çıkarım yapmaya çalışırız.

Halo ve Horn etkisi altında kalan insanların doğru kararlar almasını bekleyemeyiz. Değerlendirme yaparken içgüdülere önem vermek gerekiyor ama pusula olarak somut kanıtları kullanmalıyız. İnsanları, tek bir yönlerine bakarak değerlendiremezsiniz, bilinç altınıza yenik düşmeyin ve birilerini değerlerdirirken daha dikkatli olun.

İlk izlenim çok önemlidir. Madem ön yargılar var, siz de olumlu bir intiba bırakmak için “Halo Etkisi”nden faydalanmayı deneyebilirsiniz.

Halo ve horn etkisini aklınızdan çıkarmayın ve insanlara hitap etmek kadar bilinçaltlarına da hitap etmenin ne kadar önemli olduğunu unutmayın.

(Bu yazıda 224 kelime var) #100Gün100Kelime’de 17. gün sona erdi.

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir