İçeriğe geç →

Bilen İle Bulan Arasındaki 7 Fark

“Bir bilene sormak lazım” derler, bilene soran yanılır. Bilene soran öğrenir ve o da bilir. Bilen bulsaydı onu zaten siz bilemezdiniz.

Bir bilgi eğer çalınabiliyorsa zaten size ait değildir…

Bilgi bulunmaz, öğrenilir. Bulan bilir ama başkası öğrenemez…

Devam edelim.

Bilen ile bulan arasındaki 7 farkı mı merak ediyorsunuz? Aradaki 7 ile popüler kültür budalaları ilgilenir, siz bu yazı ile ancak bildiğinizi bulmayı öğrenme konusunda farkındalık kazanabilirsiniz.

***

yerimi yadırgadım

yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka…

İsmet Özel – Erbain

***

Çok şey biliyorsunuz ama yerinizi bulamadınız mı? Hakkınız mı yeniliyor?

Belki de bir şey bilmiyorsunuz!

İşte bilen ile bulan arasındaki fark burada. Bir şey biliyorum ama bulamıyorum diyorsanız o zaman yeterince bilmiyorsunuz demektir. Gözünüzü açın, at gözlüğünü çıkarın, şikayet ediyorsanız şikayet ettiğiniz şeyi bir kenara bırakıp kendinize yeni bir yol seçin.

Yeterince biliyorsanız bulabilirsiniz. Şimdi önemli bir söz söyleyeceğim:

Bilgi bilmek için değil, bulmak için lazımdır.

Bilgiyi bilmek, zeytinli poğaça gibidir. Zeytinli poğaçada zeytin yoktur, zeytinle olan ilişkisi zeytin ile hamurun aynı odada bir süre beklemesidir. Ben zeytinli poğaçada zeytin bulamıyorum maalesef.

Bilgi de böyledir, gerçekten biliyorsanız bulun ya da susun…

Ağlamayı bırakın.

Cesare Pavese şöyle diyor: İnsanın çocukluğu, derdini söylemekle ona çare bulmanın aynı şey olmadığını anlayınca biter.

İçinizdeki çocuğu öldürün.

Şimdi “ağlamayana meme vermezler” diyeceksiniz, size verilmesini beklemeyin, sökün ve alın…

Bir de bulduğunu düşünenler var, bilen bulabilir ama arayan bulamaz. Bulduğunuzu sanmayın, bulamadığınızın ezikliğini yaşamayı bırakmayın.

Eyvallah.

Kategori: Yaşam

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.