İçeriğe geç →

ENGAGEMENT VE FENOMENLERİN SİNEMA FİLMLERİ

Last updated on 30/05/2021

Bir arkadaşımla podcast dinlerken geçen engagement kelimesini duyan arkadaşım bana engagement nedir dediği an bu yazıyı yazmalıyım dedim ve işte karşınızda.

Bir şirketiniz var ve dış paydaşlarla iletişim ve etkileşim kurmak istiyorsunuz, işte engagement kavramı burada devreye giriyor. Bir kişinin, şirketinize ait içerikleri görmesi ve şirketin sosyal medya hesaplarını takibe alması ile başlayan bu süreç günümüzde genellikle dijital mecralardan ilerlemeye devam ediyor.

Konuyla ilgili karşımıza çıkan engagement rate kavramı ise şirketlerin, hedef kitleleri tarafından ne kadar bir yoğunlukta anlaşıldıklarını bize gösterir. Sayfanızı 100 bin kişi beğenmiş ama her gönderinizi sadece 50 kişi beğeniyorsa, kitlenin istediği mesajları veremiyorsunuz demektir. Engagement rate değerleri düşükse “yapılan iletişim çalışmaları başarısızdır” diyebiliriz.

Hedef kitlenin, hesapları takip edip yorum yapması ya da paylaşması ile devam eden bu süreçte, müşterinin web sitesine girip etkileşimde bulunması hatta gerçek hayattaki bir etkinliğe katılması ile süreç tamamen başarıya ulaşır.

Bir de engagement marketing var, katılımcı pazarlama. İnsanlar olmadan bir şey yapmak çok zor, eskiden parası olan bir televizyon kurup yoluna devam ederdi fakat bugün önemli olan sistemi kurmak değil, izleyecek insan bulmak.

Artık insanlara ulaşmak çok kolay, onlar istemeseler de onlara ulaşabiliyoruz, bugün ulaşmak değil, etkileşime geçirmek, katılmalarını sağlamak ve hareket ettirmek çok zor dostlar.

Hareket ettirmek demişken, internet fenomenlerinin çektikleri sinema filmlerinin başarı grafiğinden bahsedebiliriz.

Şahane Hayaller (Nalet Bebe) 92.130

Cumali Ceber (Halil Söyletmez) 461.349

Kafalar Karışık (Kafalar) 864.706

Hayal mi Gerçek mi (Enes Batur) 1.483.848

Enes Batur, kendisi bir YouTube ünlüsü ve çektiği bir filmle neredeyse 1.5 milyon kişiyi evinden çıkarıyor, yetmedi üstüne bir de onlardan bilet parası alıyor.

Videolarınızın milyonlarca hatta milyarlarca izlenmesi, binlerce beğeni ve yorum almanız önemli ama asıl önemli olan insanları harekete geçirebilmek. Bu furya ilerlerken, yani internet ünlüleri kendilerini gerçek hayata taşırken yaşadığımız Covid-19 salgını ile bu ünlüler yine internete hapsoldular ve içeriklerini Netflix, EXXEN gibi yapılara satmaya çalıştılar.

2 önemli kavram var:

Televizyona çıkmak

İnternete düşmek

Yani televizyon, çıkılan yüksek bir yer, internet ise daha altlarda ve ancak düşülerek inilen bir yer ama bu durum değişti. İnternet denildiğinde bize her şey bedava gelirdi ama artı film izlemek için de para ödüyoruz, müzik izlemek için de…

NFT ile ilgili bir yazı yazmıştım, buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. NFT ile artık dijital olarak üretilen bir şeyin gerçek sahibi olmak için para ödemeniz gerekiyor. Bu durum dijitalde orijinali hariç tüm içerikleri iyice değersizleştirirken diğer yandan gerçek içeriklerin büyük paralara satılmasına olanak sağlıyor.

İnsanlardan bir tepkime almak gittikçe zorlaşıyor, bu durumda en çok siyasetçiler zorlanacak fakat henüz farkında değiller…

Kategori: Sosyal Medya

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.