İçeriğe geç →

PLAYBOUR ve DİJİTAL EMEK

Merhaba, bugünlerde herkesin gündeminde Bitcoin var, para ile para kazanmak isteyen milyonlarca insan var. Emek vermeden sadece düşünceleri ile para kazanma hayali kuran milyonlarca kişi…

e-Spor kavramını duydunuz mu bilmiyorum ama tüm dünyanın gözü bu sektörün üzerinde, bir de işin içine pandemi girince olimpiyatların bile iptal olduğu günümüzde “çok sağlıksız” denilen e-Spor bir anda en sağlıklı ve temiz spor haline geldi.

Babam bana ilkokul 5. sınıfta takdir belgesi aldığım için PlayStation 1 ve FIFA 2000 CD’si hediye etmişti, bir daha takdir alamadım, derslerim kötü gitti. Yeni aldığım oyun CD’leri ile hayatım bu kurmaca dijital dünyadan ibaret olmuştu ve ben sadece bir tüketiciydim. Oyun, bir oyundan ibaretti, saklambaç oynamak gibi, saklambaç oynayıp para kazanan var mı, yok.

Bu tür oyunları oynayan kişiler birer dijital tüketiciydi, sadece oyunu tüketip sanal bir başarı elde ediyorlardı, babamın tabiriyle kimse bize altın madalya takmıyordu. Oyuna verilen emekler günümüzde sanal bir başarının ötesinde gerçek hayata da büyük katkılar sunabiliyor. Bugün sadece tüketici ve üretici yok bir de “üreten tüketici” dediğimiz kişiler var.

Sanal mecralarda sahip olduğumuz beden, profil ya da başka varlıklara avatar diyoruz. Hinduizm’de ruhun reenkarnasyonu ya da ruhun bir sebeple dünyaya inmesi olarak tanımlanan bu kavram aslında bizim dijital dünyadaki izdüşümümüzü tanımlıyor. Bizi sanal dünyada temsil eden yeni bir kimlik oluşturmak için kurduğumuz avatarımızdan para kazanmak mümkün.

Nasıl ki çok izlenen bir YouTube avatarı para kazanabiliyorsa bugün çok iyi oyun oynayan bir avatar da para kazanabilir, dijital emek dünyasına hoş geldiniz. Beden işçisi denilince kara yolu yapımında ya da bir inşaatta çalışan kişiler aklınıza geliyor değil mi? Bu kavramı şimdi yeniden tanımlayacağız…

Demirel’in bir sözü var: Bize plan değil, pilav lazım

İstediğiniz kadar iyi bir stratejist olun, eğer bunları gerçek hayatta değil de bir oyunda yapıyorsanız sanal bir başarıdan öteye gidemezdiniz, artık gidebiliyorsunuz. Düşmanlarınızı öldürdükçe ya da yeni başarılar elde ettikçe altın kazanabildiğiniz oyunlar var, özellikle gençler bu oyunlarla yatıp kalkıyorlar. Kazandığınız altınlar ile kalkan, silah ya da ne lazımsa onu alarak daha fazla güçlenebiliyorsunuz. Altın toplamak için ya pahalı altın paketlerini satın almalısınız ya da günlerce bilgisayar başından kalkmamalısınız. Bu kadar vaktim yok, uğraşamam ama oyunda da hem güçlü hem de popüler olmak istiyorum diyebilirsiniz, işte burada dijital emekçiler devreye giriyor.

Dijital altın üretim atölyelerinde çalışan dijital işçilerden bahsedelim şimdi…

Play yani oyun ile labour yani emek (işgücü) kelimelerinin birleşmesi ile karşımıza çıkan playbour kavramı dijital emek ya da oyun emeği anlamına geliyor.  Özellikle Çin’de bulunan dijital altın üretim atölyeleri ilginç bir teknikle para kazanıyor. Bilgisayar başına oturtulan çocuklar oyun oynuyor ve oyunlardan başarı elde ettikçe kazandıkları altını sisteme aktarıyorlar ve bu altınları satıyorlar. Bu tesislerde bilgisayar başında tüm gün oyun oynayarak para kazanan kişiler fabrika işçileri kadar maaş alıyorlar ve kazandıkları altınlar aldıkları ücretin yaklaşık 10 katına büyük platformlardan müşterilere satılıyor.

Sanal oyunlar için gerçek bir kariyer yolculuğuna çıkmak artık mümkün gibi gözüküyor. Hayatınızda bir oyun için ya da oyunun içindeki altınlar için hiç para verdiniz mi bilmiyorum ama veren çok kişi var. Bugün nasıl ki Netflix için para ödeyen insanlar var, oyun için de ödeyenler var, sadece bu kişilerin çoğunluğu buralara para ödediklerini size söylemiyorlar.

Bu arada oyunların adını yasal durumlardan dolayı yazamıyorum ama internette bu oyun altını olayını araştırırsanız sektörün aslında ne kadar büyük olduğunu görebilirsiniz.

Oyunlardaki dijital kariyerlerin nasıl para kazandırdığını anlattık, dijital emeğin bir sektöre dönüştüğü başka alanlar da var.

İnstagram, Youtube gibi mecralar için içerik üreterek daha fazla kişiye erişebilir ve bu avatarların güçlenmesi ile para kazanabilirsiniz. Hesabınıza reklam alabilirsiniz ya da Patreon gibi mecralardan bağış toplayabilirsiniz. Gerisini zaten anlatmama gerek yok, biliyorsunuz.

Oyun sektörüne geri dönecek olursak, Twitch gibi mecralarda yayın yapan oyunculardan da bahsedebiliriz. Biz küçükken top oynamak isterdik, top oynayanları izlemek bizim için üzücü bir olaydı, bugün çocuklar oynamaktan çok izlemek istiyorlar.

En değerli şeylerin başında zaman gelir ve birileri zamanını harcamamak için başkalarının zaman harcayarak topladığı dijital oyun puanlarını satın alıyor. Dijital emek kavramına bugün için uzak olsak da belki de yakın bir dönemde Bitcoin kadar popüler olacaktır. Türkiye’de dijital oyun altını toplatıp yurt dışına dolar ile satma fikri girişimci arkadaşlara sıcak gelebilir.

Bugün nasıl ki ekran kartı ile Bitcoin üretme tesisi açanlar var belki de kısa bir süre sonra telefonlarla ya da bilgisayarlarla karakter geliştirip altın toplayanları ve kazandıkları paraları konuşacağız.

Bugün Robbie Williams’ın 1999 yılına ait It’s Only Us performansı ile veda etmek istedim. Bu şarkı FIFA 2000’in giriş müziğidir, bu müzikleri dinleyince 30’ların ortasına yaklaştığımı hissediyorum.

Yarın yeniden görüşmek üzere…

Kategori: Teknoloji

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.